

SCENAR TEDAVİSİ SCENAR, “Self Controlled Energo Neuro Adaptive Regulator” kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kelime olup, pille çalışan bir el cihazına ve bu cihaz ile yapılan tedaviye verilen isimdir. Scenar, son 10 yıldır, Rusya’da tıbbın çeşitli dallarında hekimler tarafından kullanılmakta ve her geçen gün bu konudaki tecrübe ve yayınlar artmaktadır. Scenar’ın Gelişimi 1970 li yıllarda Rusya’da Aleksandr Karasev ve Profesör Revenko öncülüğünde araştırma yapan bir grup hekim ve bilim adamı, kozmonotlar için çok amaçlı, taşınabilir ve non-invazif (bedene zarar vermeyen) bir tedavi metodu üzerinde çalışmışlar ve sonuçta SCENAR’ı geliştirmişlerdir. Perestroyka’ya kadar (1990) gizli süren bu çalışma ve uygulamalar Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra açık hale getirilmiş ve sivil hizmete sunulmuştur. Etki Mekanizması Cihaz doğrudan cilde temas ettirilir, 3.6 voltluk pil kaynağından deri yüzeyine elektrik akımı verilmek suretiyle etkisini başlatır. Ciltten gelen elektromanyetik sinyalleri ölçer ve kaydederek uygun modifiye sinyaller üretip vücuda geri gönderir. Gözle görülür cevap olarak derinin kızarması, uyuşukluk, cihazın mıknatısla çekilmiş gibi deriye yapışması, ölçüm rakamlarında değişiklik ve cihazdan çıkan elektronik sinyal sesinin değişmesini sayabiliriz. Her bir sinyal bir önceki sinyalin cevabı geri gelip değerlendirildikten sonra gönderilir. Scenar’ın üretmiş olduğu değişken sinyaller beyni uyarır. Beyin de periferik sinir sistemine, Nöropeptid salgılaması doğrultusunda komuta gönderir. Nöropeptidler vücudun kendini onarması sürecinde gerekli olan biyokimyasallardır. Sinir Lifleri Bilindiği gibi embriyonik hayatta vücutta üç ayrı katman vardır ve organlar bu üç tabakadan gelişerek vücudu oluştururlar. Bu katmanların üçüncüsü olan Ektoderm (dış tabaka)den deri, saç, tırnak ve sinir sistemi gelişir. Şurası tartışılabilir ki deri, vücudun dış alemle temasa geçen aracısı olduğu kadar sinir sisteminin de bir parçasıdır. Sinir dokusunun uyarılma derecesi, o dokudaki sinir liflerinin cinsine bağlıdır. Gasser ve Erlanger’in sınıflandırmalarına göre çapları, iletim hızları ve miyelin kılıfına sahip olup olmadıkları göz önünde tutularak sinir lifleri 3 türe ayrılırlar:
Bunların içinden sadece C lifleri miyelinsiz liflerdir ve uyarılma eşikleri yüksektir. C liflerini uyarmak için gerekli olan akım gücü, A liflerine gerekli olan akım gücünün, çapları dikkate alındığında 15-40 katı, miyelinsiz oldukları dikkate alındığında 225-1600 katı olması gerekir. Bu noktada Scenar’ın rolü şöyledir: Scenar yüksek genlikli akım impulsları üretir ve C lifleri de dahil bütün ince sinir liflerini uyarma potansiyeli, diğer bütün elektroterapi metodlarından daha yüksektir. Ayrıca ince, miyelinsiz ya da zayıf miyelinli liflerin merkezi sinir sistemi yollarının büyük bir kısmını oluşturduğu göz önünde tutulursa, Scenar tedavisinin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğu anlaşılacaktır. Nöropeptid ve Nöromediatörler Sinir yollarında mesajın iletilmesinden, sinir uçlarında serbestleşen bir grup biyokimyasal bileşim (nöromediatörler) sorumludur. 1950 lerde aminler ve aminoasitler olarak 2 grup nöromediatör bilinirken 1960 larda bu gruplara bir üçüncüsü – Nöropeptidler – eklendi. Nöropeptidleri, diğer Nöromediatörlerden ayıran bir özellik, salgılandıktan sonra alt parçalara kırılarak başka nöropeptidler ve bioaktif bileşimler oluşturmalarıdır. Değişik nöropeptidler ve bioaktif bileşimler, değişik sistemler için spesifiktirler. Böylece alt kırılma katlarında oluşan bir nöropeptid, orijinal nöropeptidin serbestleştiği kısımdan daha farklı bir odakta biyolojik etki gösterir. Bu kırılma ve etkileşim uzun bir süre devam eder; öyle ki arzu edilen klinik etki bazı durumlarda tedavi bitiminden 1-1.5 ay sonra görülebilir. Özetle denilebilir ki Scenar, bir çeşit biofeedback kullanarak sinir sistemini uyarır ve vücudun kendi kendini tedavi etmesini sağlar. Kullanım Alanı Vücut bazen belli bir patolojik duruma alışıklık kazanmış olabilir ve korunma mekanizmalarını harekete geçirmez. Scenar, C liflerini uyararak regülatör peptidler salgılamalarını sağlar ve iyileşme projesini katalize eder. Böylece unutulmuş ama var olan bir problem, organizma tarafından yeniden tanımlanarak tedavi edilir. Harekete geçen nöropeptid ordusu belli bir patolojiyi tedavi ederken vücuttaki diğer dengesizlikleri, mesela uykusuzluğu, iştah bozukluklarını ya da adet düzensizliklerini de tedavi etmiş olur. Scenar halen Rusya’da dolaşım, solunum, sinir, üreme, idrar, kas, iskelet, mide, barsak, endokrin ve immun sistem hastalıklarının ve psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Deneyimlerimiz Birbuçuk senelik bir zaman dilimi içinde çeşitli patolojiler üzerinde çalıştık. Bunların büyük çoğunluğunu kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları oluşturdu. Bunun sebebi Scenar tedavisinin yeni bir tedavi şekli oluşu ve çeşitli uzmanlık dallarındaki meslektaşlarımızın güvensizlik ve konuya yabancı olmalarından dolayı hastalarını bize yönlendirememeleri, ya da yönlendirmiş oldukları hastaların bu tedaviyi kabul etmemiş olmalarıdır. Osteoartroz Tedavi kümelerimize girmiş olan kas-iskelet sistemi hastalarının başında osteoartrozlu hastalar gelmektedir. Bunların çoğu standart kabul ettiğimiz 10 seanslık tedaviye devam etmişler, önemli sayıda bir grup 3-4. seanslarda şikayetlerinin geçmesi üzerine tedavilerini kesmişlerdir. Bel ve Boyun Fıtıkları Ameliyat endikasyonu konulmuş fakat ameliyat olmayı eteleyen bel ve boyun fıtığı (Herni Diskal) hastaları ikinci sırayı oluşturmaktadırlar. Bu hasta grubumuzda ağrı ve hareket kısıtlılığı şikayetleri 3. veya 4. seanslarda %60, 9 ila 10. seanslarda %90 oranında gerilemiştir. Bu hastalarımızın yaklaşık %50 si 1.5 ay sonra ikinci küre alınmışlardır. Herni diskal hastalarımızın hepsinin tedavi öncesinde MR tetkikleri yapılmıştır. Ancak ekonomik yetersizlikten dolayı hastaların büyük bir kısmı tedavi sonrası MR tetkikinin yenilenmesini kabul etmemişlerdir. Tedavi öncesi ve sonrası MR tetkikleri bulunan bir hastamıza ait grafiklerde protrüde herninin gerilediği net olarak görülmektedir. Romatoid Arterit Romatoid Arteritli genç bir hastamız 7 aylık hamile idi. Her iki ayak bileği ve sağ diz eklemi ağrılı ve ödemliydi. Oturup kalkmakta, yürümekte ve gündelik işlerini yapmakta zorlanıyordu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Romatoloji Polikliniğine kayıtlı olan bu hastaya hamileliğinden dolayı gerekli klasik tedavi uygulanamamıştı. Hastayı Scenar tedavi programına aldık; 12 seans sonunda ağrıları geçti, ödemler geriledi, oturup kalkabilir ve yürüyebilir hale gelerek hamileliğinin geriye kalan süresini rahat geçirdi. Fasial Paralizi (Yüz Felci) Gebeliği sebebiyle klasik tedavi göremeyen bir başka hastamız da İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Polikliniği’ne başvurarak ‘sol periferik fasial paralizi’ teşhisi konulmuş bir yüz felci vakasıdır. Hasta, kulak çınlaması, ağızda tat kaybı, sol gözünün kapanmaması, ağzının sağ yana kayması, dilinde uyuşma ve dilini döndürememe şikayetleri ile bize baş vurdu. 10 seanslık tedavi sonunda %95 lik bir iyileşme gözlendi. Göz tam kapanır hale geldi, dil uyuşukluğu, hareket kusuru ve tad alması düzeldi, kulak çınlaması tamamen geçti ancak sekel olarak yüzde çok hafif bir asimetri kaldı. Migren Migren krizi ile başvuran 10 hastamızdan ilk seans sonunda beşinde %50-60, diğer beşinde ise %100 oranında iyileşme gözlendi. Enuresis Nocturna (Gece yatağa işeme) Önemli bir hasta grubumuz da 6 vakalık Enuresis Nocturna hastalarıdır. Sırasıyla 9, 10, 12, 14, 21 ve 24 yaşlarında 3 erkek 3 kız hastadan oluşan grubumuzda ilk kürün sonunda 9 ve 10 yaşlarındaki hastalarımızda %10, diğerlerinde %95 in üzerinde iyileşme gördük. 21 ve 24 yaşlarındaki kız hastalarımız üniversite kliniklerinde uzun süre medikal ve psikolojik tedavi görmüş olmalarına rağmen her gece, bazen gecede 2 defa yataklarını ıslatmaktaydılar. İlk kür sonunda yataklarını ıslatma sıklıkları ayda 2 geceye düştü. 14 yaşındaki erkek hastamız her gece yatağını ıslatır halde iken kür sonunda ayda bir kere ıslatır oldu. 12 yaşındaki kız hastamız her gece ıslatırken tamamen düzelme gösterdi. Bu hastalarımızı 1.5 aylık bekleme süresinden sonra tekrar ikinci kür tedaviye alacağız. Diğer Depresyon ve uyku bozukluğu ile başvuran 65 yaşındaki erkek hastamızda aynı zamanda her iki bacağında varis ve her iki ön tibial bölgede beslenme bozuklukları vardır. 20 güne yayılan 15 seanslık tedavi sonunda depresyonu ve uyku bozukluğu tamamen, beslenme bozuklukları ise %60 oranında düzeldi. Halen tedavisi sürmekte olan psoriasisli bir hastamızda ise 5 seans sonunda cilt belirtileri %40 oranında gerilemiştir. Bir Scenar Masalı Hasta : Kadın, 43 yaşında, başvurma: 2002 1998 Leiomyoma Operasyonu geçirdi. (9-10 haftalık hamile lesametinde) 5 Yıl süreyle her yıl Us takibi yapıldı. Sağ Duarde Kist Işın Operasyonu önerildi, hasta kabul etmedi. Şahıs 5 yaşında iken Sürrenal Fonksiyon Yetersizliği tespit ediliyor. Moskova Endokrinoloji Merkezinde Teşhis kayıt ediliyor. 2000 yılında Check-Up’a geliyor. Böbrek Us tetkiki yapılıyor. Her iki Verrenal bezler izlenmiyor. 15 seans Scenar tedavisi görüyor. Tedavi sonrası Pelvik sancı ve Ağrı geçiyor, düzenli adet görmeye devam ediyor, uyku düzensizliği kayboluyor ve genel hali daha güçlü ve enerjik oluyor. |
|
Zeytinlik Mah. Fişekhane Cad. Acar Apt. No:38 D:9 (CAPACITY Alışveriş Merkezi Karşısı) Bakırköy/İSTANBUL
Tel : 0212 660 55 15 - 16 uluer@superonline.com