

SCENAR: Ne Anlama Gelir? Yazan: Dr A.Revenko SCENAR, kendinden kontrollü energo-nöro adaptif regulasyon (düzenleyici) anlamındaki Self Controlled Energo-Neuro Adaptive Regulation kelimelerinin baş harflerinden oluşur. Öncelikle bu, kişinin bedenini etkilemenin bir yoludur. Aynı zamanda, SCENAR cihazları ailesine verilen isimdir. SCENAR’ın işlevselliğinin temelinde basit elektro-empedanslı hızlı biyolojik tepkiler yatar. Bu işlevsellik, organizma ile sürekli devam eden bir ‘diyaloğa’ bağlı olarak yürütülür. Patolojik (sağlıklı olmayan) bedensel sistemler üzerinde, otomatik ve manuel olmak üzere iki farklı rejim(uygulama) olanağı sağlar. Bu patolojik sistemlerin, işlevsel patolojik sistemlere(FPS) dönüşümünü hedefler ve böylece kendi döngüsel gelişimlerinin tamamlanmasını ve ilişkili hasar oluşumlarının sona ermesini sağlar. İşte bu sürece SCENAR Terapisi adı verilir. SCENAR’ın özellikle üzerinde durduğu esas yapı, her prosedürü ‘kişiselleştirme’ çabasıdır (Her hasta, bireysel yöntemi ile kendine özgü etki modelleri alır). SCENAR Terapisinin hedefi, organizma işlevlerinin ve sistemlerinin tüm yapısal esaslarına denk, sağlıklı bir reaksiyon yaratmaktır. Bu reaksiyon, kendi anormalliklerine ve fonksiyonel bozukluklarına yönelik, organizmanın kendi reaksiyonu olmalıdır. İyileşme tedavinin bir sonucu olarak görülmemelidir. Bu daha çok, organizma yeni işlevsel sistemler oluştururken, hasarların tedavisi sonucunu doğuran, aktif bir süreçtir. Scenar Terapisi, daha çok, ‘organizma-cihaz’ ilişkisini kuran tıbbi bir teknolojidir. Bu ilişki, sistemi oluşturan adaptif süreçlere destek olan özel reaksiyonları ön plana çıkarmayı hedefler. Bu adaptif süreçler, özellikle, sıradışı tepkilerin ve hastalıkların çeşitli hallerini yaşayan organizmada, FPS in yeniden yapılandırılmasını ve çalışmasını içermektedir. Terapi, kendine has bir kimlik kazanır ve patolojik (hastalıklı) genlere odaklıdır. Temel hedef, organizmanın olağandışı süreci bırakması ve hasar görmüş ya da kaybolmuş işlevlerinin düzeltilmesi ile sonuçlanan tam iyileşmedir. Fonksiyonel farklılıklar ve sıradışı süreç, kendi normal gelişim döngüsünü tamamlar ve ‘olgunlaşma’ safhasına ulaşır. Adaptif reaksiyonlar, patolojik sürecin dinamiklerini maksimumda hızlandırır ve düzeltirler, böylece genellikle de anatomo-morfolojik (anatomik yapı) alt katmanın iyileşmesi ile sonuçlanan doğal döngünün tamamlanmasını sağlarlar. Bazen SCENAR terapisi ile, ilişkili anatomo-morfolojik alt katmanın yokluğunda dahi, işlevin oluşumunu sağlayabilirsiniz. Denebilir ki, SCENAR terapisi ile işlevin tedavisi, anatomo-morfolojik dinamiklerin ve klinik laboratuvar kayıtlarının çok ötesine geçmektedir. Organizma öncelikle, kendisi için anatomo-morfolojik yapıdan daha önemli olan işlevi telafi eder ve bu işlevin elde edilmesiyle de sağlıklı adaptif sonuçlar alınmasını sağlar. Tedavinin verimliliğinin başlıca göstergesi, klinik anlamda beliren bir grup semptom (belirti) yerine, işlevlerin normal seyretmesidir. Yüksek tesirli ilaçlar (özellikle hormonlar, antibiyotikler) ve şiddetli, sert masajlar organizmayı etkilediğinden, tedavi süreci ile eş zamanlı kullanıldığında SCENAR Terapisi verimli olamaz. Ancak, hasta bu yüksek tesirli ilaçlara bağımlıysa ya da yaşam kurtarma gerekçesiyle terapi öneriliyorsa, o zaman SCENAR ile birlikte bu ilaçların kullanımı mümkün olabilir. SCENAR Terapisinin Modern Tıptaki Yeri SCENAR Terapisi, Klasik Batı ('orthodox') tıbbı ile Geleneksel Doğu tıbbı arasında bir ‘ara’ bağlantıdır. Organizma üzerindeki dış etkiler açısından bakıldığında, SCENAR bölgesel elektroterapi, batı tıbbı-fizyoterapisinin bir parçasıdır. SCENAR Terapisinin Teknolojik Açıdan Metodolojik Farklılıkları SCENAR Terapisinde doktor(uygulayıcı) ve hastanın(alıcının) aralarındaki ilişki ve işbirliği tekniği, doktorun hastalığı yenme savaşında, hastayı ‘pasif yardımcı’ olarak gören Batı tıbbındaki tekniklerden farklıdır. SCENAR Terapisi, hastanın aktif yardımı olmadan yapılamaz, çünkü organizma kendi kendisini ‘tedavi’ edecektir. SCENAR uygulayıcısı (doktoru) tek bir patoloji ile değil, tüm organizma ile genel olarak ilgilenir. Yüzyıllar boyunca tıp, “hastalığı değil hastayı tedavi etmek” üzerinde durmuştur ve SCENAR uygulayıcısı da bunun için uğraş verir. Tam tanı ve hastanın geçmişi, terapi taktiğini belirleme konusunda okul eğitimindekinin aksine, belirleyici değildir. Esas dikkat edilmesi gereken nokta, patolojik sürecin dinamikleri ile ilgili aktif şikayetlerde yaşanan değişiklikler ve şu andaki en güçlü etkilerin ne zaman ve nerede yaşandığıdır. Hastanın bu sürecin sonunda karşılaşabileceği bir başka durum da, bedenin kendini düzenleme mekanizmaları iş başındayken, rüyada olan diğer patolojik süreçlerin de uyanıp kendilerini olumlu yönde ayarlamaya başlamalarıdır. Bazen, hedefe yönelik biraz fazla SKENAR-çabası (hatta olmasa bile!), hastanın yıllardır sıkıntısını çektiği başka rahatsızlıklardan da kurtulmasını sağlayabilir (bir hastalık için tedavi alırken diğer hastalık da çözümlenir). |
|
Zeytinlik Mah. Fişekhane Cad. Acar Apt. No:38 D:9 (CAPACITY Alışveriş Merkezi Karşısı) Bakırköy/İSTANBUL
Tel : 0212 660 55 15 - 16 uluer@superonline.com